|
Genel anlamda, mevcut şartların, değerlerin ve ilişkiler yumağının her zaman beklenilen ve alışılan sonuçları doğurmaması; farklılığın olumsuz anlamda ve istisna kabul edilemeyecek biçimde devam etmesi, kriz olarak nitelenebilir.
Günümüzde ülkeleri makro bazda tehdit eden iki ekonomik kriz cinsi bulunmaktadır: mali krizler, döviz krizleri. Krizi düşman olarak görüyorsak; onunla mücadele edebilmek için onu iyi tanımamız gereklidir.
Bir kriz sürecinde üç ayrı safhadan bahsetmek mümkündür: Kriz Öncesi Dönem (yaklaşmakta olan bir krizi yakalanmadan görmek ve olası etkilere karşı hazırlıklı olmak), Kriz Dönemi ve Kriz Sonrası Dönem .
Bir kriz sürecini böyle bir bütün olarak görerek planlı bir hareket tarzı oluşturmak ancak, stratejik düşünme kabiliyetine sahip şirketler için mümkündür. Diğer yandan krizlerin oluşma sebeplerine göre şirketlerin farklı hareket tarzlarının olması doğaldır. Bazı kriz sebeplerini gözden geçirecek olursak;
- Periyodiklik (Dünya ekonomisinde bazen bölgesel, bazen sektörel bazda -genellikle- her 10 yılda bir krizler yaşanmaktadır.)
- Savaşlar, bölgesel çatışmalar
- Çevre ülkelerdeki siyasi ve ekonomik gelişmeler
- Ülke içindeki siyasi ve ekonomik gelişmeler (seçim ekonomisi uygulamaları gibi)
- Sektörel krizler
- Teknolojik değişimler
- Şirketin kendi hataları yüzünden oluşan krizler
Bu sıralamada en son sırada yer alan, şirketin kendi hataları yüzünden oluşan krizler söz konusu olduğunda, yukarıda belirtilen kriz dönemi planlamasına ilişkin birinci faz, yani kriz öncesi dönem baştan kayıp sayılabilir. Çünkü şirket zaten böyle bir krizi öngörebilse idi, sözkonusu hataları yapmaz ve krize girmezdi.
Krizde veya genel olarak iş hayatında başarı, iş sahibinin veya yetki ve sorumluluklar kendisine delege edilmiş profesyonel yöneticilerin vizyonuna ve yeni görüşler ile stratejiler oluşturma yeteneğine bağlıdır.
Bunu bir ön şart olarak düşünebiliriz. Bu ön şart yerine getirilmiş ise, ikinci husus bu iş sahibi veya profesyonel yöneticinin liderlik yeteneklerine bağlı olarak şirket çalışanlarının, öngörülen vizyonu paylaşması ve stratejilere inanmasını sağlamak ve herkesin kendi üstüne düşeni yapmasını temin etmesidir.
OPAL, şirketlere gerek bir kriz içinde nasıl hareket etmeleri gerekse bundan sonra oluşabilecek krizlere karşı nasıl hazırlıklı olmaları, özetle genel anlamda krizi nasıl yönetmeleri konusunda danışmanlık hizmeti vermektedir.
|