Bir planlama kavramı olan "Stratejik Yönetim" kavramı özellikle stratejik planlama konusuna önem veren şirketlerin hayatlarına girmeye başlamış bulunuyor.
Şirketlerin daha güçlü yapılara kavuşmak veya mevcut güçlü yapılarını koruyarak gelecek yıllara ulaşabilmek ve günümüzde gittikçe dinamikleşen ve global bir özellik kazanan ekabet ortamında ayakta kalabilmek için seçtikleri veya seçmek zorunda kalacakları bir yönetim anlayışından söz etmekteyiz.
2000'li yılların organizasyon yönetiminin kültürel öğeler arasındaki dinamik dengenin muhafazasına daha bilinçli ve proaktif olarak ağırlık vereceği gözönüne alındığında şirketlerin bu yönde bir politka benimsemeleri gereği daha belirginleşmektedir.
2000'li yılların yönetimi kültürel performansın geliştirilmesine öenm vermektedir ; bu da bir başka deyişle belli bir vizyonu benimseme ve özümleme kapasitesi anlamına gelemektedir. Vizyon, bir şirketin kültürel özelliklerini bastırarak değil bilakis kullanıp güçlü yönler haline getirerek oluşturulur.
Şirketlerin yönetim kademeleri ve organlarında hissedilen genel bir vizyon ve strateji eksikliği, sözkonusu şirketlerin iç işlerinde koordinasyonsuzluk, etkin olmayan bir yönetim ve çevre koşullarındaki hızlı değişimlere çabuk intibak edememek gibi olumsuz etkiler yaratmaktadır.
Yukarıda sözü edilen semptomlar, şirket hayatında şu aşağıdaki soruların sorulmasına sebep olmaktadır.
- Misyonumuz nedir?
- Doğru sektör veya sektörlerde miyiz? Nerede olmalıyız?
- 10 yıl sonra nerede olmalıyız?
- Ortaklık ( eğer varsa) stratejilerimiz nedir? Ne olmalıdır?
"Stratejik Yönetim" anlayışının benimsendiği şirketlerde, kültürel ve teknik altyapının ve araçların oluşturulması ve muhtelif konularda "doğru cevapları" aramanın yanısıra "doğru soruların" sorulması hedeflenmelidir.
Stratejik Yönetim Yaklaşımı
Stratejik yönetim felsefesine sahip bir şirketin üst yönetimi "sürekli değişimi" genel bir kural olarak kabul eder ve değişmeyen bir şirketin sonunda kaybedeceğini bilir.
Şirketlerde üst yönetim, büyük düşünen ve geniş ufuklu bir organizasyon tarafından desteklenmelidir; böylece stratejik düşünme şirket içinde kurumsallaşmış olur.
IBM ve Citicorp gibi şirketleri diğerlerinden ayıran, sofistike planlama tekniklerinden çok sektörün ve çevre koşullarının gelişmesine ilişkin bir vizyonu olan ve bu koşulları şirketin lehine kullanmasını bilen bir CEO'ya sahip olmalarıdır.
Stratejik yönetilen bir şirket bir yandan pazardaki değişimlere göre rekabet stratejisinin geliştirirken diğer yandan "oyunun kurallarını" değiştirerek rakiplerini geride bırakabilen bir yapıya sahiptir.
Bu tür şirketler, bürokrasiden daha çok Toffler'in deyimiyle, tam karşıtı bir yönetim sistemi olan "adhocracy" ile yönetilirler. Ödüllendirme ve motivasyon sistemleri ile çalışanlarda şirketle bütünleşen bir "sahibiyet" duygusu yaratılır.
Stratejik yönetim aşamasındaki şirketlerde, CEO "nihai stratejik planlamacı"dır.
Planlamacıların Yeni Rolleri
Değişen çevre koşullarına bağlı olarak planlamacıların rolleri ve fonksiyonları da değişim göstermektedir.
Bu sebeple "Corporate Planning" (Kurumsal Pazarlama) kavramı yerine "Corporate Development" (Kurumsal Gelişme) veya "Corporate Pathfinding" (Kurumsal Yol Gösterme) gibi yeni kavramlar kullanılabilmektedir.
Pazar veya ürün/hizmete dayalı klasik planlama anlayışı artık yerini yeni ürün, Pazar/niche veya iş alanları bulmaya yönelik anlayışa terketmiştir.
Planlama "değişimi yaratmak"la eş anlamlı hale gelmiştir.
"Stratejik Alliances" (Stratejik İşbirliği/Ortaklık) şirketin geleceğini yönlendirmede ve rekabet gücünü arttırmada daha önemli bir duruma gelmiştir; ve planlamacılar bu yöndeki arayışları oluşturmak ve desteklemek durumundadırlar.
Son Söz ya da İlk Söz
Ürün/hizmet/üretim teknolojisinde ve kalitede Batı standartlarını yakalamak isteyen ve bu aşamaya gelen Şirketlerin, "Yönetim Teknolojisi"nde de Batı standartlarına ulaşmaya çalışması ve bu konu ile ilgili altyapıyı kurmaya büyük önem vermeleri gerekmektedir.
Cahit Alıravcı
7 Ağustos 1995, Virüs Haftalık Bilişim Gazetesi |