|
Avrupa Birliği’nin (AB) Gürültü Yönetmeliği, ay sonunda yürürlüğe girecek. Uzun vadede hedef; vatandaşı gürültüden korumak.
Kurumlar artık gerek ofislerde gerekse üretim tesislerinde belli bir ses sınırına uymak zorundalar. 23 Aralık 2006 tarihinde yürürlüğe girecek Gürültü Yönetmeliği, bir fabrika içindeki gürültüyü belli bir seviyede tutmaya yarayacak. Gürültünün üç boyutu var; gürültünün kaynağı, yayıldığı ortam ve gürültüyü alan insan. Yürürlüğe girecek olan yönetmelik ise işverenin bir gürültü haritası çıkartmasını ve çalışanları konuyla ilgili bilgilendirmesini gerekli kılıyor. Bu yönetmelikle belli sınır değerler getiriliyor ve gürültü sorununa kaynakta çözüm bulmaya çalışılıyor. Fabrikanın dışında çalışan ekipmanların da gürültü çıkartmasına karşı önlem almak gerek. Opal Yönetim Danışmanlığı ortaklarından Tuğrul Durakbaşa’ya göre, tesisler bu gereğin farkındalar. “Çimento ve demir-çelik sektörü en hızlı çalışmaları yapan sektörler” diyen Durakbaşa, Türkiye’deki uluslararası firmaların da erken hareket ettiklerini, Opal’in projelerinin de zaten bu firmalarla hayata geçtiğini söylüyor.
ÖNCE GÜRÜLTÜ HARİTASI
Almanya’da Karlsruhe Üniversitesi’ne bağlı Focos firması ile ortak bir danışmanlık hizmeti sunuyor Opal. Türk Akustik Derneği’nden tanışık oldukları ve üniversitede bulunan Prof. Dr. Tarık Akyol’un da desteği ile bu işbirliğinin hayata geçtiğini söyleyen Durakbaşa, örnek olarak, sigara firması JTI’ın Türkiye ve Romanya fabrikalarında yaptıkları çalışmaları gösteriyor. Gelelim sürece. Tesisin elinde bir gürültü haritası varsa, sorunlu bölgeler zaten saptanmış oluyor. Ama bu bölgeler, faaliyet gösterilen alana göre önlem konusunda pürüz yaratabiliyor. Örneğin JTI tesislerinde hijyen çok önemli, toza karşı hassasiyet büyük ve bu da gürültüye karşı kullanılan teknik ve araçlarda yeni adımları gerekli kılıyor. Durakbaşa, “Tesisler, hazırladığımız eylem planı üzerinde çalışmaya başlayabilecekleri gibi, bizden danışmanlık hizmeti de alabiliyorlar. Raporu hazırlayıp çalışmalara başlamak 3-6 ay sürüyor. Uygulama ise şirkete ve gürültünün yapısına göre farklılık gösteriyor” diyor. Bu kurallara uyum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetiminde. Bu konuda görevli olan iş müfettişleri ise Durakbaşa’nın verdiği bilgiye göre denetimlere zaten başladılar, tesislerde gürültü haritası olup olmadığına, haritadaki seviyelere uyuma bakıyorlar. Kurallara uymayan tesisler içinse, ikazlarla başlayan ve işletmenin kapatılmasına kadar giden bir süreç var. Çalışanlara tazminat hakkı talebi de doğuyor. İşletmeler de her yıl gürültü haritalarını yenilemek zorundalar. Bu arada Durakbaşa bir hatırlatma yapıyor. Söz konusu yönetmeliğe ek olarak, daha uzun bir süreci kapsayan ve bu sefer de vatandaşların maruz kaldığı gürültü seviyesini azaltma ve kontrol etmeyi hedefleyen bir Avrupa direktifi de var. Türkiye’nin uymayı taahhüt ettiği takvim, kademe kademe ilerlemelerle gelecek 10-15 yıl içinde hayata geçecek. Süreç uzun, çünkü kapsam geniş. Böylece sorunlu bölgeler saptanacak, bu bölgelere yönelik gürültü haritaları oluşturulacak ve eylem planları hazırlanacak. Bu konuda sevk ve idare Çevre Bakanlığı’nda, uygulama yetkisi ise yerel yönetimlerde. Durakbaşa, bazı yerel yönetimlerde konuyla ilgili çalışmaların başladığı bilgisini de veriyor.
Bu makalenin basılı örneğini görmek için tıklayın >>> |